30 Ocak 2008 Çarşamba

glikoz yüklemesi

bir önceki gönderide bahsettiğim tam kan sayımı ve glikoz yüklemesi için yapılan kan aldırmanın nasıl kan aldırma faciasına dönüştüğünden bahsedeyim biraz..
sabahtan aşkım kocacumla aç karnınıa gittik hastaneye, bir açken bir de glikoz yüklemesi sonrası kan alınacağını bildiğimden kelebek takılmasını rica ettim koluma, damarlarım biraz sorunludur bir daha bulamayabilirsiniz dedim ama doktor ben hallederim alt tarafı iki kere kan alınacak dedi, az biraz daha ısrar ettim ama baktım doktor yanaşmıyor peki dedim sinirlerim bozulmasın diye.
ilkönce daha rahat bulunan damarın olduğu sağ kolumu uzattım, bekliyorum ki çıkartsın artık iğneyi diye ama nerdeeee?!?! doktor bey damar aramasına cıkmışlar sondaj yöntemiyle! nitekim o koldan bir damla bile kan alamadı ve diğer kolunu deneyeceğim dedi, ben yine kelebek dedim, o yine yok dedi, ben yine sustum.. niyeyse!!!
neyse ki o koldan alabildi kanı, bir de kızdı bu damarın daha rahatmış niye ötekini uzatıyorsun diye! bosveeerrr dedim kendi kendime biz bekleme koridoruna yönelirken.
bu arada açlık şekeri normal sınırlar içerisinde çıkarsa 50 gr glikoz ile 1 saatlik test yapıyorlar, benimki de 88 çıktı, gayet normalmiş. bir bardaktan biraz daha fazla bir suya glikozu karıştırıp verdiler. öyle tatlı birşey ki midem bulanmasın diye bir iki dikişte içtim, bir saat fazla hareket etmeden, uyumadan, yatmadan oturarak beklemem gerektiği için sağolsun kocacım gazete yığdı önüme ve tam bir saat gazete okudum, ne ben kendime ne kocacum bana, nasıl durabildiğime inanamadık. neyse bir saat son dakikaları saya saya bitti, ben iyice gergin, içeride bir bebekten kan alıyorlar, sanki bebeğin kanını değil de benim canımı alıyorlar bebek ağlarken, e başladım ağlamaya tabi ben de... sen gelince ben nasil dayanacağım fasulyecim senin ağlamana bilemiyorum, umarım gelirken bana da biraz kuvvet getirirsin, sen ağlarken ben ağlamayayım diye.
sıra geldi banaaa.sol koldan bir deneme, iğneyi içeride evirip çevirmece ve yine damarı bulamamaca... yani ben naapsam, ne desem nafile artık.el üstünden almak zorundayım dedi, hiç sesimi çıkarmadan uzattım elimi, zar zor aldı ordan ve iki yerine dört delik, tansiyon yükselmesi sonucu bayilmaktan zor kurtarma gibi yan etkilerle kaçarcasına uzaklaştık hastaneden... ne o kan aldırıyoruz!!!

12 Ocak 2008 Cumartesi

24.hafta













yaşasıınnnn!! artık bebeğimizin ne kadar sağlıklı olduğunu biliyoruz, şükürler olsun!
bahsettiğim yeni hastaneye gittik savaşla bugün, doktora çıktım. aldığım ilk elektrik fazlasıyla olumluydu ferda hanım'dan. oldukça sakin, tecrübeli ve insanı rahatlatıp güven veren bir yapıda gibi gözüktü bana. umarım yanılmıyorumdur ve son doktorum olur.
dosyamı, tahlillerimi, ultrasonlarımı gösterdim, güzelce inceledi her birini, biraz sohbet ettik, eski doktorumdan memnun olmadığım tarafları anlattım biraz. birşeyler sordum cevaplarını tam olarak aldım ve çok memnun bir şekilde doppler için alt kata doğru hareketlendim.
doppleri yapan doktor da güleryüzlü ve çok ilgili bir bayandı. her yaptığı işlemi sormamıza gerek kalmadan anlattı bize, kalp seslerini dinletti, kalp kulakçık ve kapakçıklarını, ordan geçen kan akımını,ellerini, ayaklarını, yüzünü gösterdi, gereken ölçümleri yaptı ve şükürler olsun herşey normalmiş. bizimki cinsiyet göstermeme konusunda inatçı olduğu kadar gül-ü ruhsarını göstermemek konusunda da inatçıydı. elleriyle yüzünü kapatmış, bacaklarını da sımsıkı birbirine yapıştırmıştı. kendini plesenta ve rahim duvari arasina iyice sıkıştırmış, bir nevi kendine sağlam bir yer ayarlamıştı. umarım hayatta hep sağlam yerlerde durur...
yüzünü teknolojinin nimetlerinden faydalanarak gördük, hatta bize dil bile çıkarttı bi ara inanamadık, gülme krizine girdik hep beraber. bir diğer süpriz ise bebeğimizin küçücük kepçe kulaklı olacak olmasi, bu benim çok hoşuma gitti çünkü  bebeğimiz savaşın çok sevdiğim küçük kepçe kulaklarını almış...
herşey yolunda maşallah, sonuçlarımızı hemen yeni doktorumuz ferda hanıma gösterdik, herşeyin normal olduğunu anlatıp içimizi iyice bir rahatlattı. 2 hafta sonra şeker yüklemesi ve tam kan sayımı yaptırmamı istedi.
çok kötü geçen ve moralimizi bozan doktor faciasının eşiğinden dönüp, ferda hanım gibi bir doktora geldiğimiz için çok mutlu olduk. umarım herşey sonuna dek normal gidecek ve bebeğimizi kucağımıza sağ salim alacağız. tüm bunlardan geriye kalan en güzel hatıra ise içinde bebeğimizin fotoğrafları ve videosu olan bir cd vermeleri idi. 
canım yavrum, büyüyünce doğana kadar başından geçenleri hem okutup, hem anlatıp, hem izlettirebilecek olmam beni çok mutlu ediyor.

3 Ocak 2008 Perşembe

22.hafta

malesef bu sefer de çok ama çok mutsuz ayrıldım hastaneden, sebep belli selma hanım tabiki.. ilk içeri girdik ve beni hatırlamadı bile, dakika bir gol bir. nasılsın, ne yaptın, ne ettin, nasıl gidiyor gibi rutin sorular yine yok. kan tahlilimi verdim onu bile hatırlamadı bu ne dedi. inanamadım! istediğiniz tahlil dedim, hmm birşey yok normal çıkmış dedi. hemen ultrasona aldı beni. bebeği görür görmez cinsiyetini söylemiştik değil mi dedi, çok görmek istediniz,göstermemişti ama mühim değil bizim için dedim. bir hayli sessizlik sonrasında yok göstermiyor yine, kız mı olacak ne, ben erkek çoçukları severim ona göre dedi ve işte tam o dakikada doktor benim için liste dışı oldu. sebebi ise şu, bir doktor nasıl olur da tam bir kocakarı yöntemi olan cinsiyetini saklıyorsa kızdır mantığını dile getirebilir anlayamıyorum, ayrıca doktor bir nevi hakemdir. bir hakem bir maçta nasıl ben şu takımlıyım demiyor diyemiyorsa, bir doktor da hangi cinsiyeti tercih ettiğini dile getirmemeli bence. ne yani kizsa eğer, doğum olduktan sonra göbek kordonunu kesmek yerine içeri geri iteleyip sen kızsın ben hiç sevmem, erkek ol da öyle gel mi diyecek! 
bir de dopler istedi. e insan telaşlanıyor  tabi, kan tahlili normal diyorsun, ultrasonda sağlıkla ilgili hiç birşey söylemiyorsun, fotoğraflarda bebek diye birşey yok. sordum niye istiyorsunuz diye, hazır olun cevap çok etkileyici!!! "biz doktorlar isteriz" dedi ve o dakikada içimde yeşermesine izin vermemeye çalıştığım öfkenin kuvvetini ve beni ne denli zorladığını kelimelerle anlatamam. hemen toparlanıp kendimi dışarı attım, savaş da kendini zor tutmuş bir şeyler söylememek için, bi kaç saat sonra kendime geldiğimde konuşabildik anca...
sonuç olarak bir daha bu doktor mu? ASLA! 
kafamı topladım biraz, ne istemişti benden doppler, haydi yeni araştırmalara dalmaya, umarım iyi bir doktor ve hastane bulmak kolay olur derken bir de öğrendim ki ikinci düzey ultrason, renkli doppler ve ismini bile hatirlayamadığım bi dünya çeşit varmış. internetten de istediğim bilgiye ulaşamayınca mecbur kaldım selma hanımı aramaya, 3. arayışımda, o da ancak asistanına ulaşabildim, istediği doplerin ne çeşit birşey olduğunu yazılı olarak bana fakslamasını rica ettim. bir saat sonra gelen faksa inanamadım. bizim bakkal yazsa daha formal bir şey olurdu herhalde. en azından ne istendiğini artık biliyordum ve araştırmalarımı bu yöne kaydırdım. en nihayetinde bir hastane buldum, telefona çıkan görevlileri bile gayet ilgili ve bilgili olan, sorduğum her soruya cevap alabildiğim, ve randevu aldım, hem kadın doğumuna hem de dopler için. umarım doktor da iyi biridir.
bu arada fotoğraflar yine facia, umarim doppler görüntülerinden bir kaç gün içinde...
guatrıma gelince, süper bir gelişme hormonlarım normal seviyede, ilacı kestik funda hanımın izniyle onumuzdeki ay bir daha test yaptırıp emin olacağız.
bebeğim biliyorum sen de benim kadar sevmedin selma hanımı. söz bir daha gelimiyoruz ona. yeter ki senin sağlığın yerinde olsun...