4 Aralık 2007 Salı

18.hafta

korktuğum başıma geldi maalesef, yeni doktora sanırım ısınamadım. ne doğru düzgün ilgilendi ne de başka birşey. rutin yapılan tartma, tansiyon ölçme hadiselerini bile yapmadı. dolayısıyla dosyama da birşey işlemedi. ultrasonda bakarken cinsiyetini göremedik, gerçi bizim değil doktorun merakından dolayı bir çaba vardı ortada. bir hayli uğraştı cinsiyetini anlamak için ama bizimki bir inat gostermedi işte. ben ve savaş için cinsiyetten daha önemli şeyler var, bebeğimizin gelişimi gibi... ama bize bunlarla ilgili bilgi vermektense cinsiyeti için uğraşıp durdu. ben normal koşullarda çok soru sormama ramen kilitlenip kaldım, ne birşey konuşabildim ne birşey sorabildim malesef. sanırım içim almadı bu doktoru, ya da doktor pek formunda değil bugün diye düşündüm. onun için bir şans daha tanıyacağım sanırım, eğer ikinci deneme de böyle geçerse yine doktor arayışlarına başlayacağım gibi. hayırlısı olsun bakalım...
bu arada annemde guatr, bende de belirtileri olduğu için eski doktorum bir dahiliyeciye gözükmemi istemişti. çeşitli kan tahlilleri yaptırıp ve troid ultrasonu çektirdim dahiliyecinin isteğiyle. ufak birşeyler varmış ve hormonlarım normalden daha fazla çalışıyormuş. dahiliye doktorum funda hanım çok ilgili bir doktor, benim hiçbirşey sormama gerek kalmadan çok güzel ve ayrıntılı bir şekilde anlattı guatr ve tedavisini. aslında tedavisi çok kolaymış. hormon hapı kullanmam gerekiyormuş ama ben de ilaç almak istemiyordum. bana, eğer ilacı almazsam bebeğin içerideki yüksek hormon dengesine alışıp dünyaya gelince troidlerinin çalışmamasına neden olacağını, birçok hamile hastasının olduğunu doğumlarını da gayet sağlıklı yaptıklarını olabilecek en güzel şekilde anlattı. bir ilaç verdi ve içimin rahat etmesi için yarım dozla başlamamı ve 15 gün sonra tekrar kan tahlili istediğini söyledi. ben de başladım şimdilik hapı kullanmaya, bakalım ne çıkacak 15 gün sonra tahlillerde.
bu arada üçlü testin ikili testten tek eksiği olan kan tahlilini yaptırmam gerekiyor önümüzdeki haftalarda. sonuçları da bir sonraki muayenemizde göstereceğiz.
bebeğimizin fotoğraflarına gelince, malesef çekilen fotoğraflar bir facia, iki ay önce çekilen iribaş fotoğrafları bile daha iyi. o yüzden fotoğraf yüklemiyorum.
canım bebeğim benim, seni öyle merak ediyorum ki bu ay yaşadığım bu tatminsizlikle nasıl bir ay daha beklerim bilemiyorum... ama insanlara şans vermek lazım, her ne kadar sevmemiş de olsak doktor teyzeye bir ay sonra tekrar gideceğiz, umarım memnun kalır ve senin hakkında daha çok bilgi alabiliriz.
 

9 Kasım 2007 Cuma

14.haftaUSG


















bu hafta diğer haftalardan çok daha heyecanlandırdı beni çünkü ikili test denilen bir kontrolü geçirdik ve bebeğimizin down ve turner sendromu gibi hastalıkları olup olmadığını, sağlığının ne kadar yerinde olduğunu öğrendik. şükürler olsun herşeyimiz tam. 5er parmakliyiz,kılçığımız gayet yerinde, minicik kalbimize gerekli akım geliyor, gümbür gümbür atıyor bir de, ense pilimiz olmasi gereken kalinlikta, kan tahlilim gayet temiz, yani bebeğimiz çok sağlıklı gözüküyor. ne güzel ki boşuna o kadar telaşelenmişim.
bu hafta bu kadar stresli geçmişken girdiğimiz USG denilen aletten çıkan fotoğraflarimiz bizi çok mutlu etti. o küçücük endamiyla bizim ne kadar stresli olduğumuzu anlayıp bize süpriz yapmis ve belki de tüm gebeliğim boyunca alabileceğimiz en güzel fotoğrafi vermişti bize. ağzı, burnu, o koccaman dudaklari... allahım çok acayip birşey bu, bebeğimizin biraz da olsa nasıl olacağını gördük daha bu haftadan... ya günler haftalar geçmiyor, hadi biraz çabuk geçsin artık.

5 Kasım 2007 Pazartesi

14.hafta


bu aylık rutin kontrollerimizi gercekleştirdik yine nihan hanımla. maşallahımız var.artık biraz daha mahçup bir tavır sergilemeye başlamışız. o minik elleriyle yüzünü kapıyor, parmaklar pirinç tanesi.. yüzünü göstermezmi acaba derken CEEEE! işte burdaa...resmen oyun oynuyoruz artık ya da hamilelik hormonları bana yaramadı, abuk sabuk fantaziler üretiyorum kafamda.. boyumuz 62 mm olmuş parmak çocuk da diyebiliriz artık kendisine..masallah pek bir hareketli.
iribaşlıktan insan haline bürünmüş olması da çok mucizevi geliyor ve ağzımız kulaklarımızda fiyonk izliyoruz monitördeki gorüntüyü yine...
bu hafta yine bir sıkıntım var o da kanımın ısındığı doktorumun doğum yapıcak olması, şansıma bakın...beni hastanenin diğer kadın doğumcusu selma hanıma aktaracakmış, pek bir tedirginim inşallah iyi olur...
bebeğim ne kadar da büyümüşsün, gün geçtikçe daha da bir özlüyorum seni, ama ne de olsa birkaç gün içinde yine görüşeceğiz ikili test bahanesiyle...

6 Ekim 2007 Cumartesi

10.hafta


ekim ayındaki rutin muayenemizi doktorum nihan hanımla gerçekleştirdik yine, herşey yolunda, olması gerektiği gibi ilerliyor çok şükür. bebeğimiz artık biraz daha bebeğe benzer bir hal almış, fasulyeden çok bir iribaş gibi gözüküyordu. boyu da artık ölçülebiliyor, artık 19 mm'lik bir yavrumuz var ve bu tabiki inanılmaz heyecan verici. tüm izleme boyunca monitöre hayran hayran bakakaldık savaşla.
sana ilk dokunup ilk kucağımıza alacağımız günü nasıl bekleyeceğim acaba??

22 Eylül 2007 Cumartesi

iste ilk ultrasonumuz...




















su kucuk testlerden yaptigimizda, sonuc pozitif cikinca savasin ve benim birbirimize bakis ve ifademizi fotograflayabilecek birileri olsaydi keske yanimizda. gorulmeye degerdi tabiki... ama ben guvenemeyip doktor ve hastane arayisina girdim, hummali bir arayis haftasindan sonra biryere karar verip gittigimizde yukarida gordugunuz fasulyeden de kucuk fasulyecigimizle tanistik. her ne kadar doktorumuz goremeyebiliriz dese de o bize kendini gosterdi ve anne baba olma hislerimiz o dakikada tavan yapti. belki milimlik birsey ama bize gozuktugu dakika itibariyle hayatimizin artik farkli bir yerlere dogru akacaginin sinyallerini verdi. iyiki geldin fasulyecik, ben kuru fasulye hic sevmem ama seni cok ama cok seviyoruzzz...